rüyalarım cidden manyakça kurguda zayıf prodüksiyonda dökük kült filmler gibi. uyurken hakikaten yorulduğumu hissediyorum. yorucu bir dünyaya gidiyorum uyanana kadar kurtulamıyorum bazen uyandıktan sonra hatırlamaya çalışıp hatırlıyorum ve bilinçaltıma şaşıp kalıyorum. anlatılacak gibi şeyler olmuyor çoğu uyuya uyuya delirebilirim sanırım.
rüyalarımın fon müziği olsa kesin the cure yapardı.http://www.youtube.com/watch?v=-eDSzL0774Q böyle manyakça bir şeyi ancak o yapardı.
prodüksiyonu da doctor who ekibi yazardı.
hadi iyi geceler
olmak YA DA olmamak
25 Mart 2012 Pazar
22 Mart 2012 Perşembe
duygular üzerine
en fazla ne kadar üzülebiliriz. bence bu konuda çok yetersiziz zekamızın en büyük yeteneği sistemli düşünme ama hisler gerektiği kadar sistematik değil. Öyle bir an geliyor ki çok üzülüyorsun görece ufak ve ya görece büyük bir şeye de çok üzülüyorsun. Mantıklı ölçülerde değil ama bazen hayat yıkıcı oluyor bu sefer gerçekten gerçekten çok üzülüyorsun ellerini başının arasına alıp kendini karınca gibi hissettiğin ve hayatın seni ezdiği anlarda işte hayattan kopabiliyorsun. oluyor her gün birilerine oluyor. aynı şekilde sevmekte öyle hani bu yüzden ben hiç aşık olmadım tanrısal bir sevgiyi hiç hissetmedim görece büyük küçük şeyler hissettim ama konu bu değil. konu duygularımızın akılsız, mantıksız, derecesiz, ölçüsüz oluşu; aslında yetersizde. ölçüsüz, yersiz ve yetersiz hislerimiz analitik olmadığı içindir ki bu dünya gerektiği kadar güzel olamıyor. duyguların denklemi yok o yüzden davranışlarımızın da yok.
4 Mart 2012 Pazar
aslında
gün içinde beynim gereksiz derecede fazla yoruluyor. binlerce uyaran içerisinde yok oluyor. sanırım gün içi aktiviteleri sadeleştirmeliyim. hepinize minimalist günler diliyorum.
death note
aslında ölüm notunun konuyla bir alakası yoktu başlığa tıkladığımda otomatik olarak çıktı sanırım yeni bir şeye başlarken onun ne kadar süreceğini pek tahmin edemesekte elbette biteceğini biliriz. şimdi ilk defa blog yazarken bunun ne kadar süreceğini bilmediğim gibi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)